Hilm Su - Ana Sayfa Ana Sayfa   -   İletişim     

   SIKÇA SORULAN SORULAR
   
     Hakkımızda
     Vizyonumuz Misyonumuz
     Kalite Politikamız
     Referanslar
 
Sıkça Sorulan Sorular

Su Arıtma Nedir ?
Yumuşak Su Avantajları Nelerdir ?
Yumuşak Su Çocuklar İçin Neden Faydalıdır ?
Yumuşak Suyun Başka Ne Faydaları Vardır ?
Yumuşak Su İle Yıkanırken Deri Üzerindeki Kayganlığa Ne Sebep Olur ?
Kaynamış Su Arınmış mıdır ?
Suyumu Nasıl Test Edebilirim ?
Klor Sağlığa Zararlı mıdır ?
Suyum temiz ve tadı iyi, suyum hakkında rahat olabilir miyim ?
Tatlı ve Acı Su Ne Demektir ?
Yerüstü ve Yeraltı Suları Arasında Ne Farklar Vardır ?
Arıtılmış Su Sağlıklı mıdır ?
Hangi Su Analizleri Yapılmalıdır?
Sudaki Hangi Maddeler Ne Tür Hastalıklara Sebep Olur ?
Suyun Dezenfeksiyonu Nasıl Yapılır ?
Arıtma Sistemi Seçiminde Neler Dikkat Edilmelidir ?

SU ARITMA NEDİR ?
İçilmesinde, kullanılmasında veya çevreye bırakılmasında (atıksu) sakınca bulunan suların, kirletici parametrelerinden arındırılmasına "Su Arıtma" denir.

YUMUŞAK SU AVANTAJLARI NELERDİR ?
Çoğu kişi temiz içme suyunun faydalarını bilir ancak yumuşak suyun ailelere sağlayabileceği avantajlar daha az bilinmektedir.
Yumuşak suyun yaşam kalitenizi şu şekilde geliştirir.
1.Yumuşak bir suya sahip olmak tasarruf sağlar. Daha az sabun ve temizlik malzemesi kullanılır. Bütçenizdeki tasarruf otomatik olarak gerçekleşir.
2.Su tesisatınız daha uzun ömürlü olur. Sert su tesisatta mineral kalıntılarına yol açar. Yumuşak suda ise bu kalıntılar olmaz. Su basıncı ve tazziki azalmaz. Set suda kalorifer tesisatındaki kireçlenme yakıt tüketiminin artmasına sebep olur.
3.Su ısıtma araçları daha uzun ömürlü hale gelir. Sert suyun bıraktığı tortu ve kireç birikintilerini bırakmaz. Isıtıcınızda kireç kalıntıları olmadığında en az %20 enerji tasarrufu sağlar.
4.Traş yanmalarını azaltır. Yumuşak su traş bıçağının daha kolay hareket etmesini sağlar. Traş bıçağınızın da ömrünü uzatır.
5.Su kullanan tüm cihazların ömrü uzar. Kahve, çay makinesından, nemlendirici buhar makinesine, tüm araçların ömrü uzar.
6.Yumuşak suyla yapılan yemekler daha lezzetli olur. Sertlik mineralleri yemeklerde istenmeyen bir tat verir. Sert su ile yapılan buz buğulu bir görünümde olur.

YUMUŞAK SU ÇOCUKLAR İÇİN NEDEN FAYDALIDIR ?
1.Ciltlerinde sabun kalıntıları kalmaz. Cildin doğal yağı minerallerle kaplanmadığı için ciltleri daha yumuşak ve sağlıklı olur. Sert sularda sabun çökeleği banyo veya duş sonrasında insan derisine yapışır. Deri gözeneklerini tıkar ve saç tellerini kaplayarak sertleştirir. Deriye yapışan bu kütle, bakteri üremesi için elverişli bir ortam yaratır.
2.Cildi temizlemek için daha az sabuna ihtiyaç olur. Bu özellikler daha küçük çocuklar için önemlidir. Küçük yaşlarda ciltleri sabun ve temizlik ürünlerine karşı daha hassastır. Yumuşak suyla az miktar sabun ve şampuan uzun süre kullanılır.
3.Saçlar sertlik veren minerallerden oluşan bir paltoyla örtülmediğinde daha yumuşak olur ve kolay şekillenir. Bu kolay taranmayı ve karışmamayı sağlar.

YUMUŞAK SUYUN BAŞKA NE FAYDALARI VARDIR ?
1.Muhtemelen yumuşak su kullandığınızda fark ettiğiniz ilk şey daha az temizlik malzemesi alıyor olmanızdır. Bulaşık deterjanı, şampuan, çamaşır deterjanı ve sabunu daha az kullanırsınız. Bunun sebebi yumuşak suyun çok güçlü temizleyici bir güç olmasıdır. Daha az kullanıp daha iyi sonuç alırsınız. Normal olarak ½ veya 2/3 daha az temizlik ürünüyle aynı hatta daha iyi sonuç alırsınız.
2.Elbiseleriniz uzun ömürlü ve parlak olur. Sert su mineralleri kumaşta bırakır. Bu ise onların donuk ve kirli görünmesine sebep olur. Çamaşır makinenizde daha uzun ömürlü olur.
3.Lekeler ve halkalar banyoda oluşmazlar.
4.Bardak ve tabaklarda çizgiler oluşmaz.
5.Sert suyun bıraktığı film tabakası ve sabun kalıntıları olmadığı için kirli yerler ve duvarlar daha kolay ve hızlı temizlenir.
6.Yumuşak suyla banyo yaptığınızda cildiniz daha yumuşak olur. Banyodan ve duştan cildinizde gerçek temizliği hissederek ve yenilenmiş olarak çıkarsınız. Aynı zamanda pürüzlü ve kuru cilt özelliklerini azaltır.
7.Eğer saçınızı boyuyorsanız rengi uzun süre parlaklığını korur.

YUMUŞAK SU İLE YIKANIRKEN DERİ ÜZERİNDEKİ KAYGANLIĞA NE SEBEP OLUR ?
Sert su normal olarak konutlarda en çok rastlanan problemdir. Sert su, 1 GPG’nin üzerinde sertlik minerali bulunduran sulardır. En yaygın sertlik mineralleri kalsiyum, manganez ve magnezyumdur.

KAYNAMIŞ SU ARINMIŞ MIDIR ?
Hayır, kaynamış su yalnızca bakterileri yok eder. Nitrat gibi çoğu kirletici madde kaynatılarak sudan ayrılamaz. Bazı durumlarda kaynatma işlemi suyu azalttığı için kirletici maddelerin konsantrasyonunu arttırabilir.

SUYUMU NASIL TEST EDEBİLİRİM ?
Suyunuzun sertliğini ve özelliklerini test etmek özel analiz yöntemleri gereklidir. Sertlik gibi parametrelerde basit bir kit ile yapılabilirken. Detaylı analizler için laboratuar analizleri gereklidir. Suyunuzun analizi için FOKUS DESTEK HATTINI (0212) 292 49 92 arayabilirsiniz.

KLOR SAĞLIĞA ZARARLI MIDIR ?
Klor hastalık yapıcı bakterileri yok etmek için suya konan bir dezenfektandır. 80 yıldır klorün hastalıkları azalttığı kanıtlanmıştır. Ancak bazı bilim adamları klorün sudaki diğer kirletici maddeler ve organik maddelerle birleşerek kloroform gibi tepki verdiğini düşünmektedirler. Dezenfeksiyon yan ürünü denen bu içerik kanser gibi başka sağlık problemlerine yol açması mümkündür. Sudaki klor rahatsız edici boyuttaysa aktif karbon filtreleri suda asılı bulunan klorü arıtmaktadır.

SUYUM TEMIZ VE TADI İYİ, RAHAT OLABİLİR MİYİM ?
Suyun kokusu, görünüşü ve tadı onun kalitesini göstermez. Sudaki çok sayıda problem hissedilmez ve görülmez olabilir. Emin olmanın tek yolu onu test etmektir. Şebeke suyu kullanıyorsanız bağlı olduğunuz kaynağın değerlerini temin edebilirsiniz. Ancak suyun taşınması ve depolanmasından kaynaklanan problemler göz önüne alındığında suyun test edilmesi en emin yoldur.

TATLI SU VE ACI SU NE DEMEKTİR ?
Toplam Çözünmüş Madde (TDS) suların mineral ve iyon zenginliğini gösteren önemli parametrelerden bir tanesidir. Çünkü, tabiatta sular, kaynaklarına göre, TDS konsantrasyonları açısından farklılıklar gösterirler. 1500 mg/Lt TDS konsantrasyonu "Tatlı Su" kaynakları için üst limittir. 5000 mg/Lt TDS'ye sahip sular genel olarak "Acı Su" olarak tabir edilirken daha fazla TDS içeren sular "Tuzlu Su" olarak tanımlanır. Sularda yüksek oranda TDS bulunması (> 2000 mg/Lt) hemen her kullanım amacı için suda iyon giderme işlemini gerektiren bir durumdur. Bu tip bir su endüstriyel veya sosyal su temininde kısıtlı amaçlar haricinde kullanılamayacağı gibi, sulama suyu amaçlı olarak ta kullanılamaz.

YERÜSTÜ VE YERALTI SULARI ARASINDAKİ FARKLAR NELERDİR ?
Tatlı sular, yüzeysel su kaynakları ve yeraltı Akifelerinden temin edilir. Yüzeysel su kaynakları, genel olarak, bulanık ve tortuludur, ve sulama amaçlı kullanımlar dışında mutlaka filtrasyon gereklidir. Yeraltı suları ise, çözünmüş madde konsantrasyonu açısından oldukça zengindir. Ancak, yeraltı suları, kalite olarak yüzeysel su kaynaklarına göre daha yüksek vasıftadır. Yeraltı katmanları arasındaki süzülme esnasında yüksek miktarda katı madde, çözünmüş formda yeraltı suyuna karışır. Yeraltı sularının TDS açısından zengin olma sebebi de budur. Yer altı sularında genelde rastlanan TDS değeri 600 – 900 mg/lt TDS’dir.

ARITILMIŞ SU SAĞLIKLI MIDIR ?
Doğru tasarlanmış arıtma sistemlerinden geçirilmiş olan sular elbette sağlıklıdır. Ancak, dikkat edilmeden hatalı seçilmiş olan arıtma cihazlarından temin edilen sular zararlı olabilir ve hatta hastalık yapabilir. Burada sorumluluk tamamıyla tasarım mühendisine aittir. Genelde cihaz kalitesizliğinden kaynaklanan problemler ikincil problemlerdir. Birincil problemler, yanlış tasarımdan kaynaklanmaktadır.

HANGİ SU ANALİZLERİ YAPILMALIDIR ?
Görünüm, renk, bulanıklılık, toplam sertlik, klorür, iletkenlik, nitrit, amonyak, nitrat, demir, kurşun, mangan, alkalinite, pH, toplam bakteri, koli form bakteri bakılması gereken parametrelerdir.

SUDAKİ HANGİ MADDELER HANGİ RAHATSIZLIKLARA SEBEP OLUR ?
Arsenik: Karaciğer ve ciltte kötü huylu tümör oluşumu, kramplar, spazmlar, sinir sistemini etkiler. Baryum: Uzun süreli uyarıcı kas reaksiyonları, sinir blokajı Benzen: Kanser, lösemi, anemi Kadmiyum: Bronşit, anemi, mide rahatsızlıkları Karbon Tetraklorid: Merkezi sinir sistemi baskısı, mide, karaciğer ve böbreklerde hasar, koma ve ölüm Klordan: karaciğer ve böbrek hasarı Klorobenzen: Solunum sisteminde iritasyon, merkezi sinir sisteminde depresyon Kloroform: Karaciğer, böbrek ve kalp etkileri Kromyum: Böbrek hasarı, kanser Bakır: Mide iritasyonu, çocuk ve bebek ölümü, Wilson hastalığı Dikloroetilen: mide bulantısı ve baş dönmesi Etilendibromid: Doğurganlığın azalması Florit: Yüksek dozlarda iskelet sistemi hasarı Heptaklor: Tümör oluşumu Kurşun: Sinir sisteminde, böbreklerde, üreme sisteminde hasar. Lindan: Kronik karaciğer hasarı, anemi, lösemi Merkür: Böbrek yetmezliği, ölüm Metilen Klorid: Zehirli Nikel: Hiperglisemin, mide ve sinir sistemi rahatsızlıkları Pentaklorofenol: İştah kaybı, solunum yetmezliği, uyuşma, koma ve ölüm PCB: Cilt ve karaciğer hasarı, mide bulantısı, kilo kaybı, koma, ölüm Selenyum: Kanserojen, mukusta tahribat Sülfat: Laksatif etki Tetrakloroetilen: Merkezi sinir sistemi etkisi, uyuşma, ölüm Toluen: Uyuşturucu etki, gözlerde ve solunumda iritasyon Toksafen: Akciğer hasarı Trikloroetan: Uyuşturucu etki, merkezi sinir sisteminde depresyon, bilinç kaybı, ölüm Trikloroetilen: Merkezi sinir sisteminde depresyon, koordinasyon kaybı, bilinç kaybı Trihalometan: Kas ve sinir sisteminde etki, bilinç kaybı Vinilklorid: Merkezi sinir sisteminde depresyon, görme ve işitme kaybı, ölüm Ksilen: Mukoz yapı iritasyonu, akciğer tıkanması, böbrek yetmezliği Çinko: Kas sertliği ve acı, iştah kaybı, mide bulantısı

SUYUN DEZENFEKSİYONU NASIL YAPILIR ?
Suyun içindeki mikroorganizmalar yaşamın kontrolü amacıyla suyun dezenfekte edilmesi şarttır. Dezenfeksiyon işleminin, bir çok şekilde gerçekleştirilmesi mümkündür. Ancak, en yaygın olarak klorlama ve Ultraviole dezenfeksiyon sistemleri kullanılmaktadır. Klor, eskiden beri en yaygın kullanılan dezenfektandır. Yaygın kullanımında klorun ucuz bir dezenfeksiyon sistemi olmasının yanı sıra, kalıcı etkiye sahip olması da önemli bir etkendir. Klor, suya karıştırıldığı anda, suyun içindeki bazı organik maddeler ve ağır metallerle reaksiyona geçer. Tüm reaksiyonlar meydana geldikten sonra, 0.5 mg/lt serbest bakiye klorun suda bırakılması, nihai kullanım noktasına kadar mikroorganizma faaliyeti önleyecektir. Ancak klorlama yapıldıktan sonra herhangi bir noktada, serbest bakiye klorun aktif karbon sistem vasıtası ile sudan alınması, arıtma sistemi sonrasında suyu mikro organizmalar kirlenmeye açık hale getirecektir. Klorlanmış su, aktif karbon sistemden geçirilse bile, 0,1 mg/lt bakiye klorun by-pass edilmesi tavsiye edilir. Ancak, klorun, suyun içindeki bir takım organik maddelerle birleşerek, insan sağlığına zararlı kanserojen kimyasal bileşiklerin (trihalometan, kloroform vb.) oluşumuna sebebiyet verdiği bilinmektedir. Klor kullanımı kontrolsüz yapıldığı takdirde bu tip kimyasalların oluşumu mümkündür. Bu sebepten dolayı, suyun dezenfeksiyonu amacıyla değişik kimyasalların kullanımı da her geçen gün artmaktadır. Ancak günümüzde klor halen, en sık kullanılan dezenfektandır. Suyun dezenfeksiyonu amacıyla kullanılan bir diğer yöntem ise, Ultraviole Dezenfeksiyondur. Bu yöntemde, dalga boyu 254.7 nanometre olan Ultraviole ışınımı kullanılır. Bu ışınım, suyun içindeki mikroorganizmaların, DNA yapısında bozulmaya sebep olup, üremeyi engeller. Ultraviole sistemler, dezenfeksiyon amacıyla, oldukça yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Ancak bu sistemlerde dikkat edilmesi gereken konu, sistemin nihai kullanıma mümkün olduğunca en yakın yere konmasıdır. Ayrıca, sistemden çıkan su özellikle atmosfere açık ayrı bir üniteye girmemeli ve bekletmeden kullanılmalıdır. Ayrıca, voltaj düşümleri veya elektrik kesintilerinde, sistemin bir jeneratör sistemine bağlı olması faydalı olacaktır. Sadece yüzde 10'luk bir voltaj düşümü, sistemin etkinliğini % 20 oranında azaltabilmektedir. Ultraviole sistemlerin, estetik olarak görünümü bulanık olan sularda kullanılması durumunda, suyun UV ünite öncesinde hassas partikül tutma kabiliyetine sahip tortu filtrelerinden geçirilerek bulanıklılığının giderilmesi şarttır. Zira, mikroorganizmalar, büyük partiküllerin ışınımı engellemesi sonucu, UV üniteden canlı çıkabilmektedir. UV ünitelerin ayrıca periyodik bakımı önemlidir. Senede bir kere UV lamba değişimi ve ham su kalitesine bağlı olarak, periyodik olarak kuvars cam temizliğinin yapılması çok önemlidir. Bu temizliğin yapılmaması, UV ışınım etkinliğini azaltacaktır.

ARITMA SİSTEMİ SEÇERKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR ?
Sadece yatırım maliyetine bakılarak yapılan değerlendirmeler çok zaman yanlış sonuçlar verebilmektedir. Ama bu, en pahalı sistem en iyisi anlamına gelmemektedir. Sistem ve teklif değerlendirmesinde istenen sonuç için optimum şartları sağlayan dizayn seçilmelidir. Optimum şartların sağlanması ise aşağıdaki unsurlara bağlıdır. Seçilen su arıtma üniteleri, temin edilen çıkış suyu nihai kullanım amacına uygun olmalıdır. Kullanım amacının dışına çıkan her ünite, gereksiz yatırım ve işletme maliyeti anlamına gelir. Ünitelerin seçimi esnasında hidrolik kapasite değil, arıtma kapasiteleri gözönünde bulundurulmalıdır. Arıtma kapasitesine göre seçilmeyen bir ünite istenen verimi sağlamayacaktır. Tipik bir değer olarak, özellikle kum ve aktif karbon filtreleri için tank içindeki hızın 20 mt/saat'i aşmaması gerekir. Aştığı durumlarda, filtrenin ana işlevlerinden olan adsorpsiyon işlevi kaybolur ve sadece süzme işlevi devam eder. Bunun yanısıra yatak hızının artması, filtredeki basınç kaybının da artmasına sebep olacaktır. Sistem dizayn edilmeden önce detaylı bir ham su analizinin yapılması faydalı olacaktır. Suyun içindeki kirletici parametrelerin ölçümü sistem dizaynında vazgeçilmez bir unsurdur. Tüketilecek su miktarının doğru belirlenmesi, optimum sistem seçimini sağlayacağı gibi, gereksiz yatırım maliyetinden de kaçınılmasını sağlayacaktır. Su arıtma sisteminin montaj noktası 24 saat sürekli sabit basıncın sağlandığı bir nokta olmalıdır.
 

 
  ANA SAYFA      KURUMSAL      ÜRÜNLERİMİZ      REFERANSLAR      SIKÇA SORULAN SORULAR      İLETİŞİM FORM      İLETİŞİM